son dakika haberleri
Bizi Facebook'dan takip edin
Bizi Twitter'dan takip edin
Erdal ORMAN

TÜRKİYE KUPASI BÜYÜKLERE PEŞKEŞ Mİ ÇEKİLİYOR?

Türkiye Kupası büyüklere peşkeş mi çekiliyor?


İki, üç yılda bir statüsü değiştirilip artık itibarı azaltılan Türkiye Kupası, sözde tüm yurt sathına yayılan ve tüm illerin temsil edilmesi yaklaşımıyla ele alınmıştı. Halbuki kupa bu haliyle, seri başı takım uygulamasıyla birlikte bence büyük takımlara peşkeş çekilmektedir. Statü gereği tam 5 eleme turu yaşanan kupada, alt liglerde yer alan takımlar birbirlerini yerken, neredeyse son 16’ya alt liglerden gelen Anadolu kulüplerinin kalması imkânsızlaşıyor…


Ziraat Türkiye Kupası statüsüne göre, 2017 – 2018 sezonunda profesyonel liglerde takımı bulunmayan 29 ilden bile BAL Liginde mücadele eden 1’er takım katılır deniyor. İlk başta kulağa hoş gelen bu madde, kupanın seyrini güzelleştiriyor gibi görünse de kazın ayağı öyle değil. Profesyonel takımı olmayan bir ile ait takımın yani BAL da mücadele eden bir takımın kendinden büyük takımları yenip, üstelik 5 eleme turunu geçip son on altıya kalacağına acaba kim ihtimal veriyor?


Kimse ihtimal vermiyor! Çünkü Federasyonumuz kupayı bir angarya gibi görüyor.


Oysa futbol tarihinin en eski organizasyonu, ilk olarak 1871/72 sezonunda düzenlenen ve İngiltere’de hala oynanmakta olan FA Cup’tır. Yani lig değil de kupa organizasyonuyla ilk futbol maçları oynanmaya başlanmıştır. Futbolun bir geleneğidir kupa. Bir kupanın ana amacı bir ülkede asla bir araya gelemeyecek takımları, bir hedef doğrultusunda motive edip futbolun mücadele nosyonuna katkı sunmaktır. Futbol kültürünün tam olarak oturduğu İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkelerde sıklıkla alt liglerden gelen takımların turları geçtiğini, hatta finale bile kaldıklarını görürüz. Fakat bizim ülkemizde, küçük takımlar kupayı kazansa da Avrupa’da hiçbir şey yapamaz, dolayısıyla ülke puanı düşer mantığı hâkimdir. Futbolu gerçekten seven ülkelerde kimse kupayı angarya olarak görmez ve herkes bu işin çok ayrı bir cazibesinin, geleneğinin ve neye hizmet ettiğinin bilincindedir.


İşi daha adil ve şenlikli hale getiren ve de büyük takımların birer birer elendiği Aralık 2013 Ziraat Türkiye Kupası’nın oynandığı grup sistemli statü, sırf Fenerbahçe’nin elenmesiyle Aziz Yıldırım’ın tamamen grup maçlarını hedef alan bir söylemiyle son bulmuştu. Hatta o günlerde kupa organizasyonu; “angarya” ve “zaten geliri de çok az” laflarıyla itibarsızlaştırılmaya çalışılmıştı.


Hâlbuki Kanal A’nın Ziraat Türkiye Kupası yayın haklarını almasıyla, gruplarda tüm maçların naklen yayınlanması ve her gruba en az 2 büyük süper lig takımının düşmesiyle, adeta mini bir süper lig yaşanıyordu. Birçok Anadolu kenti belki de Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi kulüpleri bu sayede ilk kez kentlerinde ağırlama şansı buluyor veyahut ta Van gibi kentlerde yıllar sonra tekrar bu kulüpleri şehirlerinde canlı olarak izleme şansını yakalıyordu. Alt liglerde yer alan takımların, Süper Lig ve TFF 1. Lig takımları ile eşleşebilmesi, şehirlere ayrı bir heyecan ve tanıtım imkânı veriyordu. Ayrıca naklen yayınlarla küçük takımlar, kendini gösterme şansı bulduğu gibi maddi açıdan bütçelerine küçümsenmeyecek gelirler de sağlıyorlardı…


Oysa tek maç eleme sisteminde işi kimse ciddiye almıyor, küçük takımlar elenip bir an önce kurtulmak, ligine motive olmak istiyor. Takımlar konsantre olmayınca seyirci ilgisi de azalıyor, adeta büyük kulüplere peşkeş bir organizasyona dönüşüyor. Bu nedenle kupa statüsü yeniden ele alınmalı, tek maç eleminasyon usulünden vazgeçilip grup maçlarına dönülmeli ve böylece zaten tatsız, tuzsuz olan lig maçlarından bıkan seyircilere ayrı bir izlence sağlanmalıdır. Sıkışık olan lig takviminde, takımları kısa yoldan eleyip, bu işi angarya görmek mantığından kurtulmalı, tamamen büyükleri korumak amacıyla uygulanan bu eleme usulünden, yayıncı kuruluşu kollama gayretinden uzaklaşılmalıdır…


***********************************************************************


Van BŞB Sporun geçmişine baktığımızda, şimdiye kadar kupa maceralarının pekte parlak geçmediği, genelde lig maçlarının daha ağır bastığı görülür.


Kısacası geçmişi hatırlarsak; Tarihinde ilk kez 2008 sezonunda ikinci kademeye kalan B.Vanspor, Fortis Türkiye Kupası müsabakalarında Mehmet Tuğrul Hoca’nın yönetiminde, Mardinspor’u deplasmanda 2-1 yenmişti. Ardından 2. kademede Süper Ligin güçlü takımı Bursaspor’la eşleşmiş, benim de izleme fırsatı bulduğum maçta, hakemin yanlış kararları sonucunda B.Vanspor elenmişti. Takım, hızlı başladığı müsabakanın henüz 13. dakikasında haksız bir penaltıyla ve bir de üstüne aynı pozisyon için kırmızı kartla 10 kişi kalınca, kupaya 3-0’lık bir sonuçla veda etmişti. Daha sonra Bursaspor; Fenerbahçe, Ankaragücü, Eskişehir ve Tokatspor’un bulunduğu D grubunda mücadele etmeye hak kazanmıştı. Bu gruptan 9 puanla Fenerbahçe ile birlikte çıkan Bursaspor, sonrasında çeyrek finalde Fenerbahçe’ye 1-0 ve 3-1’lik skorlarla yenilerek kupaya veda etmişti.


2009-2010 sezonunda statüsü yeniden ele alınan Türkiye Kupası’nda, play-off sistemi getirilmişti. B.Vanspor, yine Mehmet Tuğrul’un yönetiminde o sezon birinci kademe maçlarında; Kahramanmaraşspor’u 3-1, ikinci kademede Şanlıurfaspor’u uzatmalarda 2-1’le geçmiş ve kulüp tarihinde ilk kez Türkiye Kupası play-off maçlarına katılmayı başarmıştı. B.Vanspor, play-off maçlarında 1.lig ekiplerinden Orduspor’a deplasmanda 1-0 yenilince gruplara kalmayı son anda kaybedip, bu tarihi fırsattan yararlanamamıştı. Daha sonra Orduspor; Trabzonspor ve Galatasaray’ın da yer aldığı B Grubuna katılmıştı…


2010-2011 sezonu Türkiye Kupası macerasında ise birinci kademe maçlarında yine Şanlıurfaspor’la eşleşen B.Vanspor, Urfa’yı 1-0’la geçerken ikinci turda Menemenspor’a elenmişti.


2012 yılında ise Tatvan Gençlerbirliği’ni 2-0’la eleyen takımımız, ikinci turda 1461 Trabzon kulübüne 4-1 yenilmişti. Bizi eleyen 1461 Trabzon takımı, beşinci turdan sonra Fenerbahçe’nin de yer aldığı A grubuna yükselmişti...


Grup statüsünün geçerli olduğu 2013-2014 sezonunda ise Cahit Sönmez yönetiminde Manisaspor’dan sonra Karşıyaka’yı da eleyerek dikkatleri üzerine çeken Van BŞB, ulusal basın ve spor otoritelerince sürpriz olarak değerlendirilse de Cahit Hoca’nın kendine olan özgüveni ve futbolcuların azmi bu başarıyı getirmişti.


Eleme turlarının geçerli olduğu bu sezonda ise Ağrıspor’u deplasmanda eleyen Van BŞB spor, Süper ligin flaş ekibi Kayserispora karşı güzel bir mücadele ortaya koysa da muvaffak olamayarak elendi. Lakin bu eleme sisteminde bu turu geçseydik bile oynamamız gereken kalan eleme turları, pamuk ipliğine bağlı olacaktı zaten…


Türkiye kupası aynı zamanda federasyonun kupasıdır, dolayısıyla itibarıdır. Bu nedenle öncelikle TFF’nin Türkiye kupasını ne maksatla ve hangi amaca hizmetle icra ettiğini ortaya koyması gerekiyor.


Büyükleri korumak, küçükleri kumda oynatmak mı?

Erdal ORMAN  |  Diğer Yazıları

Erdal ORMAN Yazılarına Yapılan Yorumlar