son dakika haberleri
Bizi Facebook'dan takip edin
Bizi Twitter'dan takip edin
Erdal ORMAN

İKİYÜZLÜ FEDERASYON

Geçtiğimiz hafta oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş Türkiye Kupası yarı final rövanş müsabakasında çıkan olaylar nedeniyle yarıda kalan maçın akıbetini TFF, ‘ maç kaldığı yerden seyircisiz devam edecek’ şeklinde bir garip kararla açıkladı. Dünyanın her yerinde futbol karşılaşmalarında böylesi olaylar görülse de Türkiye’de durum daha çetrefilli bir hal alabiliyor. Çoğu yerde kolluk kuvvetlerinin önlem alması gerekeceği halde bu işin özel güvenlik kurumlarına devredilmesi, saha asayişi açısından önemli problemlere yol açmaktadır. TFF kendini bu işin sadece ceza verme kısmında tutup, binlerce kişinin geldiği müsabakalarda, sıkı güvenlik önlemi gereken koşullara hiçbir katkı sunmamaktadır. Ayrıca TFF aldığı her karara maalesef hakkaniyete göre değil, gücü olanın yanında görüntü verecek şekilde imza atmaktadır.


Söz konusu maçı izlemedim, sadece basına yansıyan olaylı görüntüler ve çıkan haberlerden edindiğim bilgilere göre Şenol Güneş’e isabet eden cisim nedeniyle maç yarıda kalmış ve hakemin kararıyla tatil edilmiş bir müsabaka gibi gözüküyor…


Gözlemci raporlarında, ilgili videolarda, saha komiserlerinin tutanaklarında neler yazıyor bilemiyoruz ama bir müsabakada tatil kararı, bir hakemin en son başvuracağı yoldur. Tolga’ya edilen küfür ve sonrasında saha yağan cisimler ve Şenol Güneş’in yerde kalması bu müsabakanın tatiline neden oluyorsa, yıllar önce oynanan yine bir derbi maçta Otto Bariç’e isabet eden cisim neden müsabakayı tatil ettiremedi? Bunun gibi yığınla olay sayabilirim…


TFF kulüp cezalandırma fırsatını hiç kaçırmıyor da neden bir kez olsun bu tür maçlarda asgari de olsa hakemlik görevini yerine getirmekten aciz hakemleri bir kez olsun cezalandırmayı düşünmüyor. Kendimi bildim bileli iyi bir futbol seyircisi olarak söyleyebilirim ki olaylı maçların en büyük faili maalesef maçın atmosferine, ‘‘yanlı demiyorum’’ ama psikolojisini yeterince hazırlayamayan kolaycı hakemlerdir. Maç sahada bitmelidir. Hakem buna uğraş vermelidir…


Gelelim olaylı maçın diğer faillerine. Maçtan bir hafta önce gerek Aykut Kocaman’ın ve gerekse Şenol Güneş’in ortamı gerici çokça demeçleri yer aldı yazılı basında. Sürekli karşılıklı suçlamalar, seyircide ister istemez bir ölüm kalım havası oluşturma yetti. Eskiden bu işi kulüp yöneticileri yapar, verdikleri demeçlerle günler öncesinden ortamı gererlerdi. Bu argümanı şimdi kendi olası başarısızlıklarını örtmeye bahane olarak teknik adamlar kullanmaya başladılar...


Maçta kendisine küfür edildiğini söyleyen Tolga Zengin acaba Türkiye’de tarihe geçen küfürsüz tek bir maç gösterebilir mi bizlere? Zaten günler öncesinden en soğukkanlı, aklı başında durması gereken büyüklerin maçı kasıtlı olarak germiş, sen neden patlamaya hazır seyirciyle oynuyorsun? Ayrıca Şenol Güneş kendisine isabet eden cisim sonrası hakemden izin almadan direkt soyunma odasına giderek bir nevi hakeme tatil için davetiye çıkarıyor.


Bugün artık kupayı kimin kazanacağını konuşan yok çünkü hocalar emellerine ulaştılar. Hakem dâhil tüm başarısızlıklarını böylece seyirciye boca ettiler. Hoş seyirci haklı mı ? Bence olayda haklı hiç kimse yok. Devlette olaya kumpas deyip işin içinden çıkıverdi zaten.


****


TFF’nin yanlış kararlarından çokça canı yanmış Vanspor’dan bir örnek verelim.


Tarih 16 Kasım 1997. Başrollerde yine Şenol Güneş, ayrıca Trabzon Bölgesi hakemlerinden Ali Can Lakot ve kendini bilmez bir Vanspor taraftarı var…


Vanspor sahasının onarımı yüzünden ilk 7 maçını dışarıda oynamak zorunda kaldığı için puan cetvelinin dibine yerleşmişti. O sezon evinde oynayacağı ilk maç olan ve belki de bu kötü duruma son vereceği bir çıkış maçı olarak düşündüğü Antalyaspor maçı, Şenol Güneş’e yapılan bir saldırı yüzünden yarıda kalmıştı. Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz’ında izlediği talihsiz maç kötü sonun başlangıcı olmuştu. Şiddetle üç puana ihtiyacı olan Vanspor, uzatma dakikalarına kadar maçı 1-0 önde götürmüş, seyirci coşkuyla son düdüğün çalmasını beklerken, maçı yöneten hakem Lakot, ceza sahasında ikili mücadele sonrasında Vanspor’lu Ziya’nın pozisyona müdahalesini penaltı olarak değerlendirip olayların fitilini ateşlemişti. Sınıf arkadaşı Antalyaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş’te bu karmaşada Lakot’un haksız kararının hemen ardından futbolcularını soyunma odasına çağırarak adeta maçın tatil edilmesine çanak tutmuştu. Bu tahrike kanan kendini bilmez bir taraftarın yumruklu saldırısına uğrayan Güneş, TFF nin verdiği kararla Vanspor’un bir maç saha kapatma ve Antalyaspor’un 3-0 hükmen galibiyetine neden olmuş ve Vanspor bir daha toparlanamayarak 2. Lige düşmüştü.


Aynı akşam TV’deki spor haberlerinde spor yazarı Ali Sami Alkış maç görüntüleri üzerinden Şenol Güneş’e yüklenmiş, maçı tatil ettirecek kadar olaylar büyümemişken hemen takımını soyunma odasına çekerek adeta hakemin maçı tatil etmesine, seyirciyi galeyana getirmesine çanak tutuşunu kıyasıya eleştirmişti.


Aynı maçı yazılı basında bu kez Hıncal Uluç ele almış Güneş’i ve maçı devam ettirmeyip tatil ettiren kolaycı zihniyeti yerden yere vurmuştu. Van taraftarı ise sonradan Araştırma hastanesinde çaycı olduğunu öğrendiğimiz o taraftarı linç hareketi başlatmış, bir kişinin koca bir kentin kaderiyle oynamasına isyan etmiş, o maçta tekrar takımların sahaya çıkacağını, hakemin maçı bitireceğini ümit ederek hava kararana kadar stadyumu terk etmemişti…


Evet TFF nin karanlık, adaletsiz ve çürümüşlük kokan, önlem yerine kulüpleri cezalandıran, bir kişi yüzünden koca camiaları cezalandıran bu çağ dışı karar ve uygulamalara artık bir son vermesi gerekiyor.


İddia ediyorum! Türkiye Futbol Federasyonu, tansiyonu yüksek geçeceği bilinen maçlara sadece hakem seçiminde objektif davranabilse, olayların yarı yarıya azalmasını sağlayacaktır...


Hakkını vermek lazım, umut verici şeyler de olmuyor değil! Örneğin bu tür olaylarda sahaya yabancı madde atan veya kavgayı başlatan her kimse artık hemen yakalanabiliyor, yani kim vurduya gitme olayı artık bitmiştir. Diğer yandan her ne kadar garip bir karar olsa da bu müsabakanın kaldığı yerden devam ettirilmesi bence faydalı olacaktır. En azından holiganların istediği olmadı, ya da ortalığı karıştırmak maksatlı kasti bir kalkışmanın bundan sonraki maçlar için istenen sonucu veremeyeceği, Passolig uygulamasının daha geniş kapsamlı ve daha caydırıcı önlemlerle sürdürülmesi gerektiği de ortaya çıkmıştır.

Erdal ORMAN  |  Diğer Yazıları

Erdal ORMAN Yazılarına Yapılan Yorumlar