son dakika haberleri
Bizi Facebook'dan takip edin
Bizi Twitter'dan takip edin
Müjdat BULCAR

GÜÇ VE YANDAŞLIK

Geçmişte kullanılmakla birlikte son zamanlarda da çokça duyduğumuz ve siyasilerin ağzına da pelesenk olmakla beraber ekranlarda da insanların birbirlerine itam ettikleri "YANDAŞLIK" damgası siyasetin ve günlük yaşamın en çok kullanılan kelimeleri arasında şüphesiz yerini almakta.


Yandaşlık, tarih boyunca gücü ve iktidarı elinde bulunduran insanlara karşı methiyeler dizerek güçlüyü, sürekli pohpohlayarak var olan güçten nemalanmak, koltuk kapmak ,mevki elde etmek için işletilen onursuz bir mekanizma görevini üstlenmiştir.Yandaşlık her ne kadar kudreti elinde bulunduranların hoşuna gitse de aslında kudreti elinde bulunduranların hakkı hakikati görmelerini engelleyen kara bir perde gibi önlerinde durmaktadır.Gücü elinde bulunduranlar bu kara perdenin kalkması ve olanları şeffaf bir şekilde görmeleri akla karanın, eğrinin doğrunun,  yalanın yanlışın ortaya çıkması için yandaşlık perdesinin yırtılıp kaldırılması uğrunda ellerinden gelen titizliği göstermelidirler.Aksi taktirde nefislerini okşayan koltuklarını kabartan padişahım çok yaşa nidalarına kendini kaptıran güç, perdenin kalınlaşmasına zemin hazırlamakla birlikte gücünü borçlu olduğu halka olan bağlarını "ekmek yoksa pasta yiyin" durumuna getirebilir.


Gücü elinde bulunduranlar bu tür bataklığa düşmemeleri için daima ortak aklı ön planda tutarak hareket etmelidirler. Alınacak ve uygulanacak kararlarda istişareler yapılarak en uygun sonucun çıkması için akıl biriliğini oluşturmalıdırlar. Bildiğimiz gibi gücü elinde bulunduran birçok kişi kendini mükemmel olarak görme hastalığına kaptırabiliyor. En iyi kararları ben alırım, benden iyisi yok, ben ne dersem o olur, zaten benim sayemde her şey oldu gibi tanrısal cümleler kurabilmektedirler. İktidar sahibi olanlar bu tür gafletlere düşmemek için "BEN" zehrinden kurtulmanın yolu olan "BİZ" panzehirini harekete geçirmelidirler.


Yandaşlık yapan ve yandaşlıkla statü kazanmak peşinde olan insanlar yapılan tüm hukuksuzlukları zulümleri adaletsizlikleri görmezden gelmektedirler. Görmezden geldikleri yetmiyormuş gibi ellerine aldıkları kalemlerle, ağızlarına aldıkları cümlelerle ceplerini doldurdukları hukuksuz paralarla bu haksızlıkları yapanları savunacak kadar gözü dönmüş para-perest durumuna düşmektedirler.Bilmelidirler ki görmezden geldikleri kişilikleri karakterleri ve benlikleridirler. Ve bunlar bide o kadar riyakar ve onursuzlardır ki düne kadar yanında oldukları yedikleri içtikleri ayrı gitmedikleri tüm yanlışlıklara adaletsizliklere hukuksuzluklara beraber göz yumdukları gibi ani bir manevrayla destek verdikleri kişilere ve gruplara karşı yüz seksen derce dönüş yapabiliyorlar. Sanmayın ki hakkı gözetmek ve yapılanlardan pişman oldukları için bu dönüşü gerçekleştiriyorlar bilakis menfaatleri uyuşmadığından dolayı bukalemun gibi renk değiştiriyorlar.


Bizim temennimiz sırf çıkarları ters düştükleri için bugün A yı yarın B yi destekleyeyim onursuzluğundan kurtulup omurgalı bir duruş sergilemeleridir. İllaki yandaş olacaklarsa haksızlığa hukuksuzluğa uğrayanların baskı altında tutulanların zulme uğrayanların sesi ve düşüncesi kesilenin yaşam alanları daraltılanların yoksulun fakirin makamsızın mevkisizin güçsüzün yani kısaca hakkın ve hakikatin yandaşı olsunlar...

Müjdat BULCAR  |  Diğer Yazıları

Müjdat BULCAR Yazılarına Yapılan Yorumlar